Uçarken vücudunuzda neler oluyor?

Cep Telefonu mustafa sanli
sponsorlu reklam

Önünüzde ufak bir ekran, korkunç ses kalitesi, sürekli kesintiler ile uçuş sırasında film izlemek hoş bir zevk değildir. “The Simpsons” gibi komik filmler bile yolcuların gözyaşlarına yol açabilir. Fizikçi ve TV sunucusu Brian Cox ve müzisyen Ed Sheeran, uçaklarda film izlediklerinde aşırı derecede duygusal olduklarını itiraf etmişti. Gatwick havalimanı tarafından Londra’da yapılan bir ankette, erkeklerin % 15’i ve kadınların % 6’sı uçaklarda uçarken film izlerken evden daha fazla ağlama hissine maruz kaldıklarını belirttiler.

Büyük havayolu şirketlerinden birisi bile, insanları rahatsız edebilecek bu duygusal durum üzerindeki aşırı stres hakkında yolcuları uyarmaya başladı. Uçmanın yani onlar uçarken yolcuların gözyaşlarına hakim olamamalarına neden olan birçok teori vardı: sevdiklerinin yanında olmaması, yolculuktan önceki heyecan. Fakat tüm bunların sebebinin uçuşun kendisi olabileceğini gösteren kanıtlar da var. Yakın tarihli araştırmalar gösteriyor ki kapalı bir metal içinde 10 kilometre yükseklikte kalmanın zihnimize garip bir şekilde tepki verebileceğini, ruh halini, duyguları değiştirdiğini ve hatta kaşınabileceğimizi ileri sürüyor. Köln Üniversitesi Acil Tıp Uzmanı ve Alman Havacılık ve Uzay Hekimleri Birliği Başkanı Jochen Hinkelbein, “Geçmişte, sağlıklı insanlar için bu büyük bir sorun değildi, çünkü bu konuda çok araştırma yapılmamıştı” dedi. “Ancak hava yolculuğu daha ucuza ve daha popüler hale geldiğinden, yaşlı ve daha az sağlıklı insanlar uçak ile seyahat etmeye başladığından bu problem artıyor”. Hinkelbein, şu anda uçuş sırasında karşılaştığımız durumların insan vücudunu ve zihnini nasıl etkilediğini araştıran birkaç araştırmacıdan biridir.

Hava basıncının etkisi

Hava basıncının olduğu çarpıcı bir ortam, dünyanın en kurak çöllerinde olduğundan daha düşük nem ve kabin içine pompalanan hava, vücutları ve elektroniği tarafından tahrik edilen gereksiz ısıyı yönlendirmek için 10 dereceye kadar soğutuluyor. Hava uçuşundaki azaltılmış hava basıncı, yolcuların kandaki oksijen miktarını % 6-25 oranında düşürebilir. Hastanede, bu göstergelerle, doktorlar zaten ek oksijen tavsiye ediyor. Uçuş sağlıklı yolcular için güvenlidir, ancak yaşlı insanlar hem de bu tür solunum hastalıkları olanlar için nefes alma problemleri yaşayabilir. Bununla birlikte, çalışmalar, nispeten hipoksinin (oksijenin eksikliği) düşünceyi temizleme kabiliyetimizi azaltabileceğini göstermiştir. 2007’de yapılan bir araştırmada, irtifada üç saat kaldıktan sonra insanlar rahatsızlıktan şikâyet etmeye başladığını gösteriyor.

Hinkelbein araştırmaları sırasında vücudumuzun alışılmış çalışmasına müdahale edebilen, insan vücudunda bir başka garip bir değişiklik buldu. Ticari bir uçakta uçarken 30 dakika bile bağışıklık sistemiyle ilişkili moleküllerin dengesini değiştirebilir. Düşük hava basıncı bağışıklık sistemimizin performansını değiştirebilir. İşte bu tüm bu sebeplerden dolayı duygu durumu değişen insanlarda üzülme, hassaslaşma ve hatta ağlama halleri görülebiliyor.

 

 

 

Sosyal Ağlarda Paylaş